Ana Spor Dalları Satranç

Satranç

satranc-takimi2 Takımımızın bazı oyuncuları ve antrenörümüz  Türkiye finallerine katılmak üzere yarıştıkları İstanbul elemelerinin ilk ayağında Sarıyer Kapalı Spor Salonu’nun önünde. Soldan sağa arka sıra; Tibet Kağan ÖZGÜR, Ahmet KITIR, Mehmet Ali KUSEYRİ, Orkun DİZDAR, Oskun ANAR, ön sıra  : Ece TÜKKAN, Antrenör Hakan ÖZGÜR, Emine Yanık SÜRAL,  Esat BAĞLAN.

Satranç takımının kuruluşu ve ilk sınavı

DSK Satranç 2014 sonunda başlayan çalışmalarla hızla kuruldu ve girdiği ilk yarışmalarda çok başarılı olarak İstanbul elemeleri son turu 30 Mayıs – 1 Haziran maçlarına 2. en iyi takım olarak katılmaya hak kazandı. Lisanslı satranç hakemi ve antrenörü Hakan Özgür’ün gönüllü ama profesyonel özendeki liderliği Darüşşafaka için muhteşem bir katkı oldu. Satranç dalı başkanımız Ahmet Demirel, tesisler yöneticisi Faruk Uğurlu ve DSK YK’nun yakın ilgisi, eski ve mevcut Darüşşafaka Cemiyeti Başkanları Zekeriya Yıldırım ve Talha Çamas’ın ve Darüşşafaka Ailesinin güçlü moral destekleri DSK Satranç’ın gelecek performanslarının da garantisi sayılabilir.

Yöneticilerimiz ve Kadromuz :

Ahmet Demirel, DSK Satranç Dalı Başkanı
ademirel21976 Darüşşafaka mezunu. Bir çok alana ilgili ve bir çok şeye aynı anda koşturabilen bir insan…Marmara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Dekan Yardımcısı, Profesör ve şimdilik siyasal tarih alanında 10 kitabın yazarı. Daçka’da başlayan satranç ilgisi, oğluyla tekrar canlandı hatta yarışmalara da girdi. Sporun çeşitli dallarına ilgisi var ama boş zaman bulduğunda en çok özlediği şey rutin şehir kargaşasından ayırabildiği, doğa ve okuma içinde bulacağı huzur.

Hakan Özgür, DSK Satranç Antrenörü
hakan-ozgurHacettepe Üniversitesi Elektronik Bölümü mezunuyum. 1990 yılında Ankara’da bilişim sektöründe yönetici olarak başladığım iş hayatımda; 1992 den itibaren İstanbul’da  sırasıyla Grundig – Cihan Elektronik Ar-Ge ve ISO 9000 Baş Denetçi; Zeytinoğlu Holding Estron (ZET Bilgisayar) Teknik Grup (Kalite Güvence, Üretim, Üretim Planlama, Depo) Müdürü; Teknoloji Holding (Teknoser) Genel Müdür ve Sabancı Telekom’da Projeler Yönetimi Müdürü olarak çalıştım.2004 yılından itibaren Data Bilişim Hizmetleri adı altında kurmuş olduğum, Elektronik – Bilgisayar saha ve destek hizmetleri veren şirkette Yönetici Ortak olarak çalışmaktayım.Ortaokul yıllarında Kahraman Olgaç Hocamızın “Satranç Öğrenelim” adlı kitap serisi ile başlayan satranç serüvenim, Lise ve Üniversite yıllarında da amatör ilgi olarak devam etti. 2007 yılında oğlum Tibet Kağan ÖZGÜR ’ün satranç ilgisi ile birlikte yoğun bir satranç temposu içerisine girdik. Birçok turnuvalara katıldık. Son 8 yıldır aktif olarak Satranç Yöneticiliği ve Hakemlik yapmaktayım. II. Kademe antrenörüm. 2010 yılında Ulusal ve 2012 yılında FA (FİDE) Hakemi oldum. Çok sayıda Ulusal ve Uluslararası turnuvada baş hakemlik yaptım. Beni en çok etkileyen 2012 yılında İstanbul’da yapılan 2012 Satranç Olimpiyatlarında hakem olarak görev almamdır.
Cemil Aghamaliyev (GM)

cemil
Satrança 7 yaşlarında başladım. İlk adımlarımı babamla evde attım. Daha sonra Bakü Satranç Okulu’nda devam ettim. 20 yaşında IM; 28 yaşında da GM oldum. Bakü, İran, Irak, Polonya, Macaristan ve Gürcistan’da gerçekleştirilen çeşitli turnuvalarda birinciliklerim oldu. Resmi turnuvalarda ise 1993 Avrupa Şampiyonası’nda takım olarak gençler kategorisinde 2.oldum. 1994 Dünya U20 yaş Şampiyonası’nda da ikinciliği paylaştım.İlerleyen dönemde öğretmenlik de yapmaya başladım. O günden bu güne, 22 yıllık öğretmenlik hayatımda dünya çapında tanınan öğrencilerim oldu.Bu öğrencilerden örnek olarak kısa süre önce 28 yaşında hayatını kaybeden Vuqar Heşimov (ELO 2755), Rauf Mammadov(ELO 2659), Safarlı Eltac (2659) ve Mammadov Nicat(ELO 2624) gibi sporcuları sayabilirim.2004 yılında Azerbeycan Milli Olimpik Takım hocası görevini üstlendim. Hizmetlerime şimdi de kardeş ülke Türkiye’nin İzmir şehrinde devam ediyorum.
Satranç dışında futbol, masa tenisi, müzik ve gezi gibi alanlara elimden geldiğince vakit ayırmaya çalışıyorum.

Sakin, doğasever, dürüst ve arkadaş canlısıyım diyebilirim.

Yakup Erturan, IM.
yakup-erturanSatrançla tanışmam yedi yaşında olmuştu. O yaşta ilk olarak taşların hareketlerini öğrenmiş, sadece abilerim ve yakın çevremle oynamıştım. İlkokul üçüncü sınıfa giderken birgün satranç kolu öğretmenimiz bir satranç turnuvası düzenleneceğini söylemiş ve bu turnuvaya katılmak isteyen olup olmadığını sormuştu. Adı geçen turnuva İlkokullar arası İzmir Satranç İl Birinciliğiydi. Ben de satranca olan sevgimden dolayı hemen bu turnuvada oynamak istediğimi söylemiştim. Bu katıldığım ilk turnuvada üçüncü olmuş ve ilk plaketimi almıştım. Daha sonra bir sonraki sene yani 1992 yılında Türkiye İlkokullar Satranç Şampiyonu oldum. Bu başarımdan sonra satrançla profesyonel olarak ilgilenmiş ve günümüze kadar süren uzun bir serüvene başlamıştım. Bu serüven de çok güzel başarıları yakalama mutluluğunu yaşadım. Bunlardan en anlamlıları Türkiye Milli Takımı’nda ve Nato Milli Takımı’nda yarışmak olmuştur. Satranç dışında keyif aldığım alanları futbol,masa tenisi ve plaj voleybolu olarak sıralayabilirim. Kitap okumayı da severim. Öncelikle doğasever olduğumu söyleyebilirim, doğanın güzellikleri görülmesi değil yaşanması gereken güzelliklerdir. Kişilik özelliklerime gelince çalışkan olduğumu söyleyemem ancak hırslı bir yapım vardır. Ayrıntılı düşünmeye çalışmak özelliği bana satrançtan geliyor herhalde.
Esat Bağlan, CM.

esat-baglanSatranç ile tanışmam 8 yaşımda oldu. En yakın arkadaşımın her gün beni defalarca yenmesiyle hırs yapıp ilk satranç kitabımı almıştım. 3 sınıfta okul takımınna seçildim ve ilk gittiğim turnuvada 3. olmuştum. Bu başarımdan sonra ailemin oğretmenlerimin bana desteği arttı ve bugünlere kadar geldim. 2013 Avrupa Okullararası Satranç Şampiyonu ve CM oldum.

Satranç dışında yüzmeyi, futbol oynamayı ve Beşiktaş maçlarına gitmeyi keyif aldığım şeyler arasında sıralayabilirim.

Kendimi hırslı, pes etmeyen, sıcak kanlı, ve arkadaş canlısı olarak tanımlayabilirim.

Tufan Uzuner
tufan-uzunerSatranca Daçka’da başladım. O dönemde tüm sosyal faaliyet kolları oldukça aktifti ama satranç ayrı bir yerdeydi. Kağıda çizilmiş bir altlık üzerinde yine kopartılmış kağıt parçaları üzerine yazılan Ş, V, A, K gibi “taşlarla” oynardık her teneffüs… Taa ki bir arkadaşımız bizim masanın yanında “gayri ihtiyari” hapşırana kadar! Bir okul turnuvası ile başladı benim satranç hayatım, sonrasında basketbol ile yaptığım tercihten galip çıktı ve uzun süreler devam etti. Profesyonel iş hayatı profesyonel satranç oyuncusu olmamın önüne geçti her zaman, ama yine de turnuva oynamanın, arkadaşlarla bir araya gelmenin, kendinle mücadele etmenin keyfi değişmedi. Her fırsatta, rahmetli bir oyuncu arkadaşımızın dediği gibi, “bir turnuva daha!”…Satranç dışında ailemle birlikte olmak, oğlumun gelişimine tanık olmak, klasik edebiyatı takip etmek (Conan ve Tex ağırlıklı olarak), oyun oynamak başlıca keyflerim.Kendimi oyuncu, mücadeleci, sorgulayıcı, kalite arayışçısı, sonuç odaklı, hızlı, olarak tanımlayabilirim.
Satranç dışı ilgi alanlarım: felsefe, çizgi roman, amatör çizim…
Kendimi tanımlarsam : dürüst, çalışkan, arkadaş canlısı, mükemmelliyetçi, ‘öğrenme açı’ derim.
Mehmet Ali Kuseyri

kuseyriSatranç ile tanışmam çocukluğumda birlikte vakit geçirdiğim amcamın benimle yüzlerce kez oynaması ve onun evinde bulduğum Reti’nin “Satrançta Büyük Ustalar, Modern Görüşler” kitabı, Ümit Ünkan’ın Sicilya ve İspanyol açılışları üzerine yazdığı kitapları, satranç dergilerini vb bulmamla başladı. MEB turnuvaları, lokal turnuvalar, takım maçları derken bugüne geldik.

Keyif aldığım çeşitli alanlar üzerinde zaman önemli bir kısıtlayıcı. Felsefe, sinema, müzik, gezi gibi alanlara elimden geldiğince vakit ayırmaya çalışıyorum.

Kişinin kendi kendisini tanıması ve tanımlaması zor olsa da kendime sakin, sabırlı, arayışçı ,öğrenci sözcüklerini yakıştırabilirim galiba.

Salih Zeydan
salih-zeydan14 yaşındayken satranç ile tanıştım ve aktif satranç hayatım Çapa Anadolu Öğretmen Lisesi’nde başladı. Bu dönemde bir çok turnuvada çeşitli başarılar elde ettim. Eğitimime Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde devam ediyorum. Buradaki ilk senemde Türkiye Gençler Şampiyonasi’nda aldığım dereceyle milli sporcu olma hakkı elde ettim. Satrancın bana verdiği en değerli hediyeydi belki de bu. Şimdi ise satranç kariyerime DSK sporcusu olarak devam ediyorum.
Satranç dışında futbol oynamayı ve bateri çalmayı severim.
Beni en iyi tanımlayan sıfatlar; disiplinli, soğukkanlı, mutlu, arkadaş canlısı, sabırlı olabilir.
Ahmet Kıtır
ahmet-kitirSatranca başlamam çok tesadüfi olarak gerçekleşti. 3. sınıfın sonunda sınıf hocamızın verdiği tatil kitabının arkasındaki 1-2 sayfalık satranç bölümünü okumamla hayatım değişti diyebilirim :)… Orada sadece başlangıç konumu ve taşların hareketi olmasına rağmen zar zor arayıp bulduğum satranç takımının üzerinde kitaba bakarak rastgele hamleler yapmaya başladım. Zamanla bu oyun benim için bir tutkuya dönüştü ve o sene okul takımına seçildim. O zamandan bu yana aktif olarak turnuvalarda yarışıyorum… Bilimsel dergi ve makaleleri takip etmekten, sabahları yürüyüşe çıkmaktan ve hiç gitmediğim yerleri gezip dolaşmaktan çok zevk alırım. Beni en iyi tanımlayan beş sıfat; sıcakkanlı, mutlu, zeki, hırslı ve arkadaş canlısı olabilir.
Orkun Dizdar
orkun-dizdar

Satranç serüvenim filmden çok kısa bir klip tadında. İstanbul Erkek Lisesi takım oyuncusu olarak başlayan satranç “kariyerim”, en yoğun olarak İTÜ Elektronik ve Haberleşme öğrencisiyken yoğunlaştı. Derslere olan olumsuz etkisini, o zamanlar milli takımı çalıştıran Andreas Adorjan’ın çalışma gruplarına katılmaya hak kazanarak telafi ettim. Adını hatırlayamadığım ama Turhan Yılmaz seviyelerinde ustalarla paylaştığım çeşitli turnuva başarılarından sonra iş hayatı satrançtan uzun süre kopmama sebep oldu. 2013-2014 sezonunda İstanbul Satranç Derneği yönetim kurulu üyeliği yaptım. Şu sıralar iyi bir internetten satranç gündemi takipçisi, zaman buldukça turnuvalara katılan acemi oyuncu ve DSK takımında görev verildikçe elinden geleni yapan bir satranç sever olarak satranca ilgim devam ediyor.
Satranç dışı ilgi alanlarım: felsefe, çizgi roman, amatör çizim…
Kendimi tanımlarsam : dürüst, çalışkan, arkadaş canlısı, mükemmelliyetçi, ‘öğrenme açı’ derim.
Emine Yanık Süral, FM.
emineyanikSatranca Almanya da başladım. Hastings ‘de 1996 da Amatör Dünya Bayanlar Şampiyonu ve WFM oldum. Ülkemizde satranç turnuvalarına SGM takımında oynayarak başladım ve şampiyonluklar kazandım. TSF’de çeşitli görevler üstlendim. 2008’de Salihli de Ceren satranç Merkezini açtım. Şu anda Darüşşafaka takımının oyuncusuyum. Satranç dışında çiftliğimle ve çocuklarımla uğraşmayı seviyorum. Kendimi mutlu, Çocuksever, Doğasever, Vefalı ve Arkadaş canlısı olarak tanımlayabilirim.
Oskun Anar
Ali Yağmur Demirel

aliyagmurSatrancı dört yaşına öğrendim. Ondört yaşından itibaren Armen Gregoriev’den üç yıl ders aldım. Üniversite sınavım nedeniyle bu yıl biraz uzak kaldıysam da satrançla yoğun olarak ilgilenmeye devam ediyorum.

Müzik dinlemek ve yabancı filmleri İngilizce orijinalinden izlemek. Yüzme, tekvando ve binicilikle aktif olarak ilgilendim. Yüzmeye devam ediyorum.

Kendimi sakin, yaptığı işin hakkını vermeye çalışan, satrançta kitaplarda olmayan yeni açılış hamleleri üretmeye çalışan, sinemasever biri olarak tanımlayabilirim.

Julia Ayseli
julia-ayseliSatranç serüvenim 4. sınıfta okulda satranç derslerine katılmamla başladı. Bir yıl sonra okul adına girdiğim turnuvalarla gelişti. Lisede ve üniversite de devam ettim. 17 yaşımda milli takım havuzuna girmeye hak kazandım ve milli takım kampında eğitim aldım. Satranç dışı keyif aldığım şeyler kitap okumak, matematik, film izlemek olabilir. Kendimi sabırsız, dürüst, çalışkan, mükemmelliyetçi, güçlü olarak tanımlayabilirim.
Tibet Kağan Özgür

tibetSatrançla 2006 da Anaokulunda tanıştım. Özellikle oyununun oynanma şekli ve taşların isimleri çok ilgimi çekmişti. 2007 yılında İlkokul 1. Sınıfta kulüp hocamın babama satranca yeteneğim olduğunu söylediğinde çok mutlu olmuştum. 8 yaşımdan beri her yıl çok sayıda yurtiçi ve yurtdışı turnuvalara katıldım. Birçok turnuvada şampiyonluklar kazandım. 8 yaşımdan 13 yaşıma kadar milli takım havuzunda yer aldım. Beni en çok etkileyen turnuva, 2012 yılı 16 Yaş Altı Olimpiyatları İstanbul Takımında oynamak oldu. SBS nedeni ile geçen yıl ara verdiğim satranca, Darüşşafaka Spor Kulübü sporcusu olarak geri dönmekten çok mutluyum. Satranç dışında keyif aldığım alanları futbol oynamak, kayak yapmak, yüzmek, kitap ve karikatür okumak olarak sıralayabilirim. Tarihi ve doğal güzellikleri olan yerleri gezmeyi severim. Beni en iyi tanımlayan beş sıfat; dürüst, özverili, hoşgörülü, yardımsever ve arkadaş canlısı olmamdır. Doğaya ve çevreye son derece duyarlıyım.

Bilgen Sazcı
bilgensazciSatranca 4,5 yaşımda başladım, ilk olarak okulda eğitim gördüm ardından St. Joseph’deki ilk turnuvamda 5 yaşımda 2. oldum. 6 yaşımda 1.lik kazandım. 7 yaşımda İstanbul ilk 8 yaş katagori şampiyon oldum. Böyle satranca başladım. Kendi yaş katagorimde bir çok kez İstanbul şampiyonu oldum. 2009’da Yunanistan’da Dünya Okulları şampiyonasında 9 yaş 4.lük kazandım, 4 kez milli oldum.
Bilgisayar oynamak, bazen yüzmek bazen de piyano çalmaktan hoşlanırım.
Dürüst olmaya çalışırım, empati kurmaya çalışırım, sakin olmaya çalışırım, film sever, insanları anlamaya çalışırım.
Ece Türkkan
ece-turkkanSatranç serüvenim ilk okul birinci sınıfta başladı. Milli takım derecelerim ve İstanbul şampiyonluklarım oldu. Şu an Darüşşafaka külübünde olmaktan mutluyum . Kitap okumak, yüzmek, televizyon izlemek, satranç dışında derslerimden arta kalan zamanda yaptığım şeylerdir. Sakin ,mutlu, yavaş, sinema sever ve kitap sever olarak tanımlarım kendimi.
Sinan Kaya
sinankayaMersin’de oturuyorum. 160 cm, 45 kiloyum.

Satranca  önce başlamıştım ama sadece taşların özelliklerini biliyordum Darüşşafaka’da daha iyi oynamayı öğrendim.  Satranç sınavlarda daha hızlı ve pratik düşünmemi sağlıyor. Aklımı çalıştırmayı öğretiyor.
Bilgisayarda oynamayı, kitap okumayı, arkadaşlarımla oynamayı ve tv seyretmeyi seviyorum. Tantuni yemeğine bayılırım, spor olarak satrancı severim.
Umut Yılmaz
umutyilmazHoşgörülü ve sevecenim, boyum 155 cm. 4 yaşında kuzenimin bana öğretmesiyle satranca başladım, sonra Darüşşafaka’ya gelince gelişti. Satranç beynimizi geliştiriyor ve matematik derslerimde problem çözmemi kolaylaştırıyor. Futbol, basketbol, badmington, masa tenisi, satranç ve bilgisayar oynamayı severim. Sporlardan futbol ve satranç, yemeklerden köfte ve makarna en çok sevdiklerim…
Rabia Türk
rabiaturkAnnemin adı Zübeyde, bir kardeşim var, 6 yaşında; Hamdi Samet. Futbol, jimnastık, satranç oynamak ve kardeşime öğretmek, zeka oyunları çözmeyi, korku filmler seyretmeyi severim (ama sonra korkarım). 1. sınıfta öğretmenimiz satranç kulübüne katılmak isteyenleri sordu, değişiklik olur diye parmak kaldırdım…Öğretmenimiz çok iyi öğretti ve bir çok turnuvaya katıldım. Satranç çok eğlenceli, kendi isteğimle yaptığım için ders olarak değil aktivite gibi geliyor. Yemeklerden içli köfte, sporlardan satranç en çok sevdiklerim.